Volvox Biyografi
15 yaşında ilk grubu olan Pegasus'u kuran ve bu grupla Bursa da düzenlenen bir Rock Festivalinde sahne alan Şebo, şarkı söylemenin ve bir topluluğun kendisini dinlemesi çok hoşuna gitmişti. Ama kısa zamanda kısıtlı imkanlara sahip olan Pegasus grubu dağılmak zorunda kaldı. ama Şebo konserlere çıkıp şarkı söylemek istiyordu.Bunun için tekrar bir grup kurma isteği doğdu içinde.Şebo biliyordu ki grup kurmak enstrümanlar alıp stüdyoda çalışmak masraflı bir işti. Şebo grubunu yakın arkadaşlarından oluşturmak istiyordu bunun nedeni ise, grubun içinde arkadaşlık ne kadar sağlam olursa grubun başarısına etki edeceğini biliyordu.
1988 yılında Şebnem grup kurma ve grupta gitarist olması için Duygu Kapruz’a teklif götürmüş. Duygu Karpuz un onayını aldıktan sonra klavye çalan Ebru Bank’ı bas gitar çalmaya ikna etmiş. Gül Ağırca zamanında Megateht in davulcusu grubun davulcusu ve grup ilk kurulurken birde klavye çalan Arzu isminde biri ile yola çıkılmış. Kısa bir süre sonra Arzu gruptan ayrılmış gerçekte grupta klavyeci istemiyormuş. Grubun bayanlardan kurulmuş olmasının nedeni belki de Şebo’nun idolü olan Heart grubuydu.
Grubun ismi Latince de “ütün sesler” biyolojide ise hücreler kolonisi anlamına gelen Volvox konulmuş. Volvox ilk konserini 3 Aralık 1988’de Mirage’le birlikte Bursa’da çıkmışlar. Konserde fazla ilgi görmeleri grubu fazlaca şaşırtmış. 1989 yılında Bursa 1. Rock Station günlerinde kardeş grup Pentagram ile sahneye çıkıyorlarmış. Bursa Tayyare Sineması, Kemancı, Pengaltı İnci Sineması, Bilsak Rock Cafe, İzmir Club 33, Sis Bar gibi mekânlarda konserler vermeye devam ettiler. Volvox grubu konserlerden arta kalan zamanında kiraladıkları stüdyoda çalışmalar yapıyorlarmış.
Şebnem üniversite sınavında ODTÜ Ekonomi bölümünü kazanması, Volvox’un diğer üyelerinin İstanbul’da okumaları grubun 1.5 sene çalışmalarını aksatmıştır. Duygu Boğaziçi Felsefe’de, Ebru Boğaziçi İngiliz dilinde, Gül ise Marmara Güzel Sanatlar Endüstriyel Tasarım’da. Şebnem bu durum karşısında zor bir karar vermesi gerekiyordu ve Şebnem ailesi ile konuşarak ODTÜ’deki eğitimini bırakıp İstanbul’da müzik yapmak istediğini bunun yanı sıra İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne geçiş yaptı.
Volvox tekrar bir aradaydı. Artık İstanbul’da müzik yaşamlarına devam edeceklerdi..Volvox elemanları hem eğitimlerine devam ediyor hem de sevdikleri iş olan müziği icra ediyorlardı. Müziği çok seviyorlardı zaten. Hatta Dr. Skull, Asım Can Gündüz, Pentagram, Guns’n Roses, Malmsteen, Satriani, Deep Purple, Metallica, Aerosmith gibi rock efsanelerinin yanında Mariah Carey, Nina Hagen, Joan Jett, Sinead O’Connor, klasik müzik dinleyen Volvox üyeleri bile vardı.
Volvox ilk İstanbul konserlerini Pangaltı İnci’de verdiler. İlk konserlerindeki performansları hem kendilerini hem de Volvox’u dinlemeye gelenleri memnun etmişlerdi. Volvox grubunun bayanlardan oluşması konser sırasında bir çok sorunu da beraberinde getiriyordu. Örneğin o yıllarda toplumun bilinçsiz olması nedeniyle rock yapan kızları sahneden indirip karakola götürürlerdi. Volvox grubu da ne olduğunu anlamak için Emniyet Müdürlüğü’ne gitmişlerdi. Onlara genelde konsomatrislere verilen içkili yerlerde çalışma izni veren bir kart vermek istediler. Fakat Volvox bunu kesinlikle kabul etmedi. Onlar kendi istekleriyle çalışıyorlardı. Pavyonda değil, rock barda çalışıyorlardı. Sanat yapmaya, müzikle ilgilenmeye çalışıyorlardı. Bir daha böyle sorunlar olmaması için POPSAV üyelik kartı bile almışlardı. Sadece bunlarla sınırlı değildi sorunlar… Kadın olarak enstrümanları taşımakta çok zorlanıyorlardı. İnsanların kendilerini normal bir rock grubu olarak kabul etmelerini, ciddiye almalarını istiyorlardı sadece. Çünkü çalarken çok eğleniyorlardı. Bayan olmalarının bir dezavantajı da erkek seyircilerdi. Mesela bir erkek Özlem Tekin’e istemediği halde çiçek yolluyordu, klavyesini çalmaya çalışan Tekin ise deli oluyordu. Çünkü yapraklar klavyeye dökülüyordu. Tekin orgu temizlemek ve orgu çalmak arasında kalıyordu. Şebo’ya göre yanlış gelen, bakan, anlamayan bu tipler arasında bazen Çinli erkekler bile oluyordu. Hatta Volvox ilk çıktığı zamanlarda makyajsız ve erkek görünümlü kıyafetlerle çıkardı. Çünkü kötü müziklerini görünümle kapatıyorlar türü lafların çıkartılmasını istemiyorlardı. Makyaj yüzünden sahne arkasında az kavga da etmemişlerdi. 90’lı yıllarda ise kendilerini biraz kanıtlayınca makyaj ve dekolteye geçiş yapmışlardı. Teknik anlamda yaşadıkları zorluğa bir örnek göstermek gerekirse Dünya Öpüşme Günü’nde La Nuit Bar’daki konserlerinde ses tesisatında meydana gelen aksaklıklar o kadar sorun yaratmıştı ki, Volvox üyeleri bu konseri en kötü konserleri olarak anacaklardı Süreyya İzgi’ye verecekleri 1992 tarihli röportajda… Volvox ise bu sıkıntılara karşı daha başarılı olmak kendilerini kabul ettirmek için çok çalışıyorlardı. Çünkü o yıllarda Türkiye rock yapan kızları kabul edebilecek bir seviyede değildi.
Volvox zor şartlara rağmen ayakta durmaya çalışıyordu. Haftanın 5 günü Rock barlarda sahne alıyorlar. Kazandıkları parayla ev kiralarını ödüyorlar, enstrümanlarını yeniliyorlardı. Volvox grubu bir heavy metal grubuydu. Grubun söz ve beste işlerini Şebnem Ferah yapıyordu. Şarkının en basit halini kaydedip daha sonra grupla beraber çalıp beğenirlerse konserlerde çalıyorlardı. Konserler de bazen o zamanın en ünlü rock şarkılarını da çalıyorlardı.
Volvox zamanla kendini Rock müzik piyasasına kabul ettirdi. Rock barların vazgeçilmezi olmuşlardı. Volvox katıldığı festivallerde artık ana grup olarak çıkıyorlardı.
Beş eylül 1993 yılında Açık hava tiyatrosunda Volvox ın verdiği konserde büyük bir şok yaşandı. Grubun gitaristi Duygu Kapruz sahnede yoktu onun yerine başka bir bayan arkadaş yer alıyordu. Duygu’nun konserde yer almaması dinleyicileri şaşırtmıştı ki bu grubun konser performansına da etkilemişti. konser sonrası Şebnem ‘in yaptığı açıklamada Duygu Karpuz Volvox’u bırakmıştı. Bu karar grup üzerinde olumsuz bir etki yapmıştı. Duygu’nun ayrılma kararı Volvox dinleyicilerini de üzmüştü. Kısa zaman sonra albüm planı yapan kendine iyi bir yer edinen Volvox grubu yara almıştı. 2 aylık suskunluktan sonra gruba katılan The Bad ‘ın vokalisti Özlem Tekin’le tekrar sahnelere döndüler. Özlem klavye çalıyor ve Şebnem’e back vokal yapıyordu. Özlem’in gruba kattığı en büyük farklılık, konser performansı dinleyicileri coşturuyor olması ve Şebnem’in çakılı kaldığından dolayı eksiklikleri kapatmasıydı. Bazen Şebnem’in sesi yorulduğunda imdadına Özlem yetişiyordu. Aslında en başta Özlem’le sadece barlarda çalışmayı düşünüyorlardı. Ama kız gitarist bulmakta çok zorlandıkları bir anda Özlem klavye çalıp destek olabileceğini söyleyince tüm Volvox çalışmalarında birlikte olmaya karar verdiler. Özlem zaman zaman lead de söyledi. Geri vokal yapması Volvox’un o zamana dek eksikliğini duyduğu bir renk getirmişti.
Volvox artık daha belirgin daha olgun bir tarz belirlemişti. İstanbul’un vazgeçilmez mekanları olan Kemancı ve Sis bar da çalıyorlardı. Her akşam Volvox ‘ın sahne aldığı yerler dolup taşıyordu. Türkiye’de yeni yeni dinlenmeye başlayan Pentagram ın başını çektiği Rock müziğin devamını Volvox gerçekleştiriyordu. Volvox grubunun amacı rock’ı 10-15 binlik tirajlardan kurtarıp olabildiğince yükseklere taşıyabilmekti. Şebnem’in bunu grupla birlikte değil de tek başına yapacağı kimin aklına gelirdi ki?
Volvox artık ünlü kendini kabul ettirmiş kendilerine özgü tarzları olan bayanlardan oluşan bir Türk Rock grubuydu. Volvox en kısa zamanda kaset yapmayı planlıyordu. Bunun için imkanları vardı ve tanınıyorlardı. Şebnem ellerinde albüm için yeterli parça olduğunu da biliyordu.
Volvox grubunun amacı İngilizce albüm yapmak ve Amerika’ya gidip orada çalmak ve kendilerini orada da geliştirmek istiyorlardı. Ama zaman her şeyi değiştirdi. Grubun klavyecisi Özlem tekin solo albüm yapma isteğiyle gruptan ayrıldı. Volvox bir büyük şok daha yaşamıştı. Şebnem artık yorulmuştu Volvox ın dağılmaması için uğraşan Şebnem artık kenara çekilmiş, olacakları izliyordu. Albüm aşamasına gelen grup bir anda dağılıyordu…
Volvox’un konserlerde ve albüm demolarında söylediği bir kaç parçanın ismi şöyle:
Burts in fire
Die hard
Gates of hell
Rock'n fly
Queen of the kings
Where does love live now
Volvox 1994 yılında dağılma kararı aldı. 1988 kurulan 6 yıl Türk rock müziğinde yer alan Volvox grubu. bir çok barda ve konserlerde şarkılarını söylediler. Türk Rock’ına damgasına vuran ilk bayan Rock grubu olarak tarihe geçip bu şekilde anılıyorlar. Volvox efsanesini o yıllarda müzik dinleyebilecek yaşta olmayanlar, hatta daha doğmamış rockçılar bile duymakta ve bildikleri Volvox hikayelerini paylaşmaktadırlar. Umarız bu tarihi grubun yaptığı şeyler bir yerlerde yayınlanır da rock dinleyicileri Volvox materyallerini arşivlerine katmaktan büyük mutluluk duyarlar.
Bugün 1972 Bursa doğumlu Arzu Kaprol çok ünlü ve büyük başarıları olan bir modacı olarak yaşamına devam etti..Arzu, Göksel gibi ünlü sanatçıların da kostümlerini hazırlamakta. Buket Doran Şebnem Ferah’ı solo çalışmalarında yalnız bırakmadı. Yıllardır Şebo’ya bas gitar çalıyor. Gül Ağırca da 90’lı yıllarda ara sıra Aykan İlkan’ın yokluğunda Şebnem’in arkasında bateri çalarak ona destek vermeye devam etmişti. Ağırca, Indians adlı grupta perküsyoncu olarak müzik yaşamına devam etti. Ebru Bank 90’lı yıllarda çok ünlü bir rock’çı olan Cenk Eroğlu ile evlendi. Mirkelam’ın “Her Gece”, Tüzmen’in “Son Rüya” adlı klipinde gördüğümüz bayan gitarist de Ebru Bank aynı zamanda… Özlem Tekin bildiğiniz gibi her albümünde farklı bir türü deneyerek alternatif müziğin kraliçesi oldu. Rock müziğin kraliçesi ve Volvox’u kurarak bayan rockçı’ların öncüsü olan Şebnem Ferah ise her geçen gün biraz daha büyüyor. Şebo, Bora Çiftçi’ye 1994 yılında “Biz doğru olanı yapmaya çalışıyoruz. Bence Türkiye’deki Rock grupları bundan 20 yıl sonrası için çok önemliler. Bütün koşullar düşünüldüğünde biraz daha mantıklı davranmamız gerek. Türkiye’de su anda her açıdan bir geçiş devresi yaşanıyor. O nedenle su anda çok zor bir durumdayız aslında. Metallica, Bon Jovi konserlerinde bütün bir stadyum doluyor, bir Türk grubu ise kaset yapamıyor. Acayip çelişkiler yaşanıyor, o nedenle su anda yaptıklarımız 20 yıl sonrası için çok önemli.” demişti. Bu kehaneti de doğru çıktı. İşte Volvox grubu Şebo’nun pek fazla insanın farkında olmadığı bir özelliğini çıkarıyor aslında… O da ileri görüşlülüğü… Bugün Arzu Gökyokuş, Pamela Spence, Pınar Aydın, Kutsal, Aylin Aslım, Nil Karaibrahimgil, Ayşe gibi rock veya alternatif prensesleri başarılı oluyor; Vega, Lise Terk, Egoist gibi rock gruplarında Deniz Özbey, Meltem Taşkıran gibi bayanlar solist olabiliyorsa; Sibel Tüzün, Funda Arar, Göksel, Sertab Erener gibi pop sanatçıları canları isteyince rock yapabiliyorlarsa bunda Volvox’un, dolayısıyla Volvox’un kurucusu Şebnem Ferah’ın katkısı vardır. İşte bu yüzden rock müziğin kraliçe tahtına Şebnem Ferah’tan başkası oturmuyor.

















