Şebnem Ferah 12 Nisan 1972'de Yalova'da dünyaya geldi. Evin en küçük çocuğuydu iki ablası vardı (Aycan, Canan). Ailesi ona tiyatrocu ya da şarkıcı olacak gözüyle bakıyordu. Zaman, zaman oyunlar yapıp herkesi güldürür ya da eline tarak alır o zamanların en meşhur şarkısı olan “oh ya” yı söylerdi. Ailenin neşe kaynağıydı…
Ailesinden gelen müzik tutkusu Şebnem için büyük bir avantajdı. Ailesi ona küçük yaştan itibaren ilgili olduğu müzik konusunda yol gösteriyordu. Şebnem’in kemana olan ilgisi ise gözlerden kaçmıyordu ama günün şartlarından dolayı uygun bir keman hocası bulamadıkları için babası Şebnem’e keyboard aldı. Şebnem gelecekte hayatına yön verecek, kendi müziğini yapacağı, uzun soluklu müzik kariyerinin ilk basamağına be şekilde adım atmıştı. Şebnem, gününün büyük kısmını duyduğu melodileri çalışmakla geçiriyor ayrıca mandolin kursuna gidiyordu. Mandolin çalması onu gitar çalmaya kadar götürecekti.
İlk okul döneminde başarılı bir öğrenciydi. Bunun yanı sıra müzik ile ilgili faaliyetlere katılıyordu. Okuldan döndükten sonra önlüğünü çıkarmadan ya bisikletini zorlukla merdivenlerden indirip bisiklete biner ya da arkadaşlarıyla oyunlar oynardı. İlkokul yılları bitmiş kolej sınavlarında başarılı olup Bursa Özel Namık Sözeri Koleji’ni kazanmıştı ama artık yatılı eğitim veren yeni okulunda tek başına kalması gerekiyordu. Çok sevdiği ailesinden ayrı kalacaktı..
Kolej yıllarının Şebnem için iyi başlandığı söylenemezdi. Ailesinden uzak çok disiplinli geçiyordu okul yaşantısı.Müzik konusunda aktiviteler yok denecek kadar azdı. Şebnem sadece dersleriyle ilgilenebiliyordu. Bu zor günlerinde bugüne kadar hobi olarak uğraştığı müziğe sıkıca sarıldı. Derslerden arta kalan zamanlarında kasetçalarında sevdiği müzikleri dinliyordu. Müzik O’nun vazgeçilmez bir dostuydu artık..
Şebnem lise yıllarında okulun müzik grubunda solistlik yapıyordu. Gitara merak sarmış, gitar çalmayı çok istiyordu. Lise 1. sınıfta bir akrabasına bisikletini verip yerine gitar aldı. Artık çok istediği enstrümanı elindeydi. Hemen gitar dersleri almaya başladı. Okuldan izinli olduğu günlerde akustik gitar dersi alıyordu. Hafta sonlarında ise Yalova ‘da gün boyunca gitarı ve küçük keyboarduyla odasına kapanıp Scorpions’un “Still Loving You” gibi balatları çalmaya çalışıyordu. Heart grubu idolüydü.Rockçı bayanlardan kurulu Heart grubu belki de Volvox’u kurmasındaki ilham kaynağıydı. Deep Purple’ın “Soldier Of Nature” adlı şarkısı da ona ilham veriyordu.
İkinci yılında arkadaşlarıyla birlikte ilk grupları Pegasus’u kurmuşlardı. Bursa’da bir stüdyo kiralayıp kiralık enstrümanlarla çalışıyorlardı ilk olarak..
Grup olarak 1987 yılında Bursa ‘da düzenlenen Rock Festivalinde sahne aldılar. Şebnem için unutulmaz bir histi bu. Kendini büyülenmiş gibi hissediyor, sahnede olmanın verdiği mutluluk ona doğru yolda olduğunu gösteriyordu. Bir zaman sonra grup dağıldı. Şebnem kendi arkadaşlarıyla birlikte bir grup kurmayı istiyordu ve Türkiye‘de bayanlardan oluşan ilk Rock grubu kurulmuş oldu: Volvox… Şebnem zamanının büyük bölümünü grupla birlikte çalışarak geçiriyordu. Ama bu okul hayatındaki başarılı gidişin düşüşü anlamına geliyordu. Okul idaresi Şebnem’in müziği bırakması gerektiğini ailesine bildirmişti ama ailesi O’na güveniyordu, başarılı olacağına inanıyordu. Şebnem kendine duyulan güveni boşa çıkarmamak için derslerine zaman ayırıyor yaklaşan üniversite sınavında başarılı olup ailesini sevindirmek istiyordu..
Şebnem ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ - EKONOMİ BÖLÜMÜNÜ kazanmıştı. Matematiğe olan ilgisinden dolayı bu bölümü seçmişti. Müzikle uğraşırken garanti meslek olduğu için okumayı düşünüyordu.. Ama bir sorun vardı Volvox’ tan arkadaşları İstanbul’daydı. Bu duruma çok üzülüyordu, tek sevindiği nokta ise Ankara gibi büyük ve kendi müziğini geliştireceği bir ortamda olmaktı. Bu mutlulukta ablasının yanında olmasınında payı vardı. ODTÜ’de ilk yılında çok başarılıydı. Bunun yanı sıra müziğini geliştirecek zamanda buluyordu. Ama bir süre sonra kendini yalnız hissetmeye başladı. Volvox ‘ın diğer üyeleri bir aradaydı ama Şebnem onlardan ayrıydı.. Bu düşünceler keyfini kaçırıyordu. Bu zor günlerin ardından artık kararını vermişti: Müzikle uğraşacaktı. İstanbul’a gidip grubuyla müzik yapmayı istiyordu. Şebnem için zor olansa bu kararı ailesine söylemekti. Çünkü; bugüne kadar kendisini her konuda destekleyen ailesini üzmek istemiyordu.
Şebnem en kısa zamanda ailesiyle “İstanbul’a yerleşip arkadaşlarıyla birlikte müzik yapmak istediğini ama bunun yanı sıra üniversite eğitimi alacağını” söylemişti. Anne -Babası Şebnem’e her zaman olduğu gibi bu kararında da destek oldular ve kızlarının sevdiği işi yapmasını istediklerini sadece böyle mutlu olabileceğini belirtiler. Şebnem Bu karar sonrasında Ankara’da tanıştığı Özlem ile İstanbula yerleşme kararı aldılar. Tüm eşyalarını toplayıp Özlemle beraber İstanbul trenine binerek yola koyuldular. Ama bu yolculuk sırasında bindikleri tren hafif bir kaza yaptı. Bu olay birbirlerine İstanbul’a gitmek ve müzik yapmak konusunda daha da arzulu olmalarını sağladı. Şebnem çok kısa sürede İstanbul’a yerleşti. Volvox’ tan arkadaşlarıyla birlikte ev tuttular ve çeşitli Rock Barlarında çalmaya başladılar.Bu arada Şebnem İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne geçiş yaptı.. Volvox da İngilizce müzik yapıyordu zaten. Bu bölüm sadece elinde diploması olmasına katkı sağlamayacaktı. Aynı zamanda İngilizce şarkı sözlerini yazmasına, yani müziğine de bir yön verecek, bir katkı sağlayacaktı. Şebnem artık kendi ayakları üstünde duruyor ve müzikle ilgilenebiliyordu. Volvox grubu ile çok yoğun tempoda çalıyorlardı. Volvox artık kendine özgü bir tarz oluşturmuş, kemik bir kitleye sahipti. Şebnem grubun hem vokali hemde gitaristiydi. Bunun yanı sıra söz yazıyor, beste yapıyordu. Şebnem bu yoğun tempoda yorulsa bile mutluydu. Volvox artık kendi ayakları üstünde duruyordu. Genellikle Şebnem’in yazdığı İngilizce şarkıları söylüyorlardı. Arada sırada ünlü Rock parçalarını seslendiriyorlardı. Bir zaman sonra Volvox yıpranmaya başladı. Gruptan bazı üyelerin ayrılması ve tüm yükün Şebnem’in sırtında olması onu yıpratmaya başlamıştı ve 1994 yılında grup dağıldı. Solo albüm çıkaran ilk Özlem Tekin olduğu için bazıları bunun sorumlusunun Özlem Tekin olduğunu düşündü. Halbuki Volvox Özlem Tekin’siz de devam edebilirdi. Çünkü Tekin, gruba 1993 yılında katılmıştı, yani orijinal kadroda değildi. O zamanki piyasa da İngilizce şarkı söyleyen bayan rock grubunu kabul edecek kadar gelişmemişti.
Şebnem grubun dağılmasına çok üzülmüştü ama artık kendi başına müzik yaşantısına devam edecekti.TRT de düzenlenen Kokteyl programında yayınlanan İngilizce demoyu izleyen Sezen Aksu Şebnem’in performansını çok beğenmişti. Şebnem kısa zamanda Sezen Aksu ve Onno Tunç’un yardımlarıyla solo albüm yapmaya başladı. O dönemin en iyi ve ünlü Rocker’ları; İskender Paydaş (davul) Demir Demirkan (“pentagram” - elektrik gitar) Tarkan Gözübüyük’ le (“pentagram” - bas gitar) çalışmalara başladı. Albüm çıkana kadar Sezen Aksu, Tarkan, Sertab Erener, Levent Yüksel, Özlem Tekin, Umay Umay gibi dönemin ünlü yıldızlarına geri vokal yaptı. Gerçi tıpkı Özkan Uğur gibi Şebo da albümü çıktıktan sonra bile sanatçı arkadaşlarına geri vokalle destek vermeye devam edecekti. Çünkü Yonca Evcimik, Teoman, Kargo, Ajda Pekkan, Müzeyyen Senar, Polad Bülbüloğlu, Kenan Doğulu, Mor ve Ötesi, Demir Demirkan, Kutsal, Cenk Eroğlu gibi pek çok star geri vokallerde ya da düetlerde Şebnem Ferah’ın sesini tercih edeceklerdi. Birçok pop ve rock şarkıcısı’na müzikteki favorileri sorulduğunda ilk verdikleri cevaplardan biri de Şebnem Ferah olacaktı. Hatta Zucchero adındaki ünlü İtalyan şarkıcı bile Türkiye’ye uğradığında Şebnem Ferah’ın albümlerini satın alacağını söyleyecekti.
1996 yılının Aralık ayında KADIN isimli ilk albüm piyasaya çıktı. Çıkış parçası Vazgeçtim Dünyadan olarak belirlendi. Albüm kısa zamanda geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Şebnem verdiği konserlerle kendisinden çok fazla söz ettirmeyi başarmıştı Bu albümdeki Vazgeçtim Dünyadan, Yağmurlar, Bu Aşk Fazla Sana, Fırtına adlı şarkılara klip çekildi. O yıllarda “A1” üzerine kurulu albümler yapılıyordu genelde. Yani bir şarkı hit oluyor, sadece bu şarkıya klip çekiliyor, bu şarkı albümün birinci sırasına koyuluyor, albümdeki diğer şarkılar hit olan şarkının gölgesinde kalıyordu. İnsanlar tek şarkı için albüm alıyorlardı. Fakat Şebnem Ferah’ın “Kadın” albümü bir çığır açtı. Albümdeki bütün şarkılar güzeldi. O albümdeki bütün şarkılar klasik haline geldi. İşte bu yüzden “Kadın” albümü hala müzik duayenleri tarafından bir başyapıt olarak görülmektedir. Albüm çıkalı yıllar olmasına rağmen hala konserlerde, radyolarda bu albümdeki şarkılara talep olması da halkın da favorisi olduğuna bir kanıttır. Mesela Durma’nın bir klibi dahi olmamasına rağmen Şebnem Ferah konserlerinde en çok istek alan şarkıdır. Klipsiz bir şarkının fanlar tarafından bu kadar istek alması sadece Türkiye’de değil, dünyada da nadir görülen bir olaydır. Arabesk müziğin, fantezi popun ve “one hit wonder”ların prim yaptığı bir ülkede rock müziği underground olmaktan çıkarmayı başarmıştı Şeb “Kadın” albümünden sonra plak şirketleri yıllardır kapılarını kapadıkları rock sanatçılarının ve gruplarının peşinden koşar olmuştu. Şebo’nun yarattığı aynı başarıyı ancak 2004 yılında Şebo’nun da geri vokalle destek verdiği “Dünya Yalan Söylüyor” adlı albümle rock müzikteki durgunluğa son veren Mor ve Ötesi grubu başaracaktı. Fakat 90’lı yıllardaki rock patlamasını Şebo ilk albümüyle başarmıştı. Müzikseverlerin artık daha seçici olmasında Şebo’nun payı büyük olmuştur.
Rock müziğin kraliçesi Şebo artık hayatını müzikle kazanıyordu, sevdiği işi yapıyordu ve yaptığı müziğin beğenilmesi onu mutlu ediyordu. Zaman kaybetmeden sözler yazıp yeni albüm çalışmalarına başladı. Bu arada bir çok ünlü kişiye vokal yapıyordu. “Küçük Deniz Kızı” adlı çizgi film için de “O Dünyada” adlı şarkıyı söylemişti. Şebnem dinleyicilerin kendinden neler beklediğini hissedebiliyordu. Şebnem röportajlarında sevdiği tarz müziği yapıp bunu dinleyicilerine sunmak ve onlarla büyümek istediğini dile getiriyordu. Sadece tek bir albümü varken Şebnem Ferah hala başarılarına devam ediyordu. Örneğin İngilizce’sini Ricky Martin ve Janet Jackson’ın söylediği “Daha Fazlasını İste” adlı jingle için Pepsi her dil için bir anket yaptı. Bu anketler sonucunda en çok oyu alacak bir erkek ve bir bayan sanatçı bu jingle’ı kendi dilinde söyleyecek, Pepsi’nin reklâmlarında oynayacak ve birlikte turneye çıkacaklardı. Pepsi’nin Türkiye’de yaptığı anketin sonucunda en fazla oyu alan erkek Kenan Doğulu, en fazla oyu alan bayan ise Şebnem Ferah’tı. Böylece ikili “Ask For More” şarkısının Türkçe’sini birlikte seslendirmekle kalmayıp başarılı bir turneye de çıktılar.
Şebnem, 1999 yılında ARTIK KISA CÜMLELER KURUYORUM adlı albümünü piyasaya sürdü. Yine ilk albümde olduğu gibi İskender Paydaş, Demir Demirkan, Tarkan Gözübüyük’le çalışmıştı.. Şebnem bu albümde daha sade bir anlatım seçmişti fakat müzikteki sertlik her şekilde hissediliyordu. Şebnem, duygularını daha net bir şekilde dinleyicilerle paylaşıyor, röportajlarında ise yapmak istediği müziği açık yüreklilikle dile getirdiği beyan ediyordu. Artık Kısa Cümleler Kuruyorum albümünde ilk klip Şebnem Ferah için özel bir yere sahip olan BUGÜN şarkısına çekildi. Şebnem’ in albümle ilgili farklı planları vardı ama 17 Ağustos sabahının ilk saatlerinde meydana gelen ve tüm Türkiye’yi yasa boğan Marmara Depreminde babasını kaybetmesi tüm planlarını alt üst etti. Üstelik kısa süre önce gerçekleşen ablasının ölümünün şokunu henüz üzerinden atamadan. Deli kızın bir daha uyanamayacağını henüz yeni, yeni idrak ederken babasını ve Yalova’daki başka yakınlarını kaybetmesi onun üzerine kaya gibi çarpmıştı. Bu üzücü olay sonrasında albüm boşa gitmesin diye albümün isim parçası olan Artık Kısa Cümleler Kuruyorum adlı parçasına klip çekildi.. Şebnem Ferah, bazı konserler dışında uzun süre müzik piyasasında yoktu. Hayranlarının en sevdikleri şarkılar bu albümde mevcutken, bu albümdeki şarkılara büyük talep varken konserlerinde bu albüme ağırlık vermemesi belki de albümün çıktığı yıl olan 1999 yılında yaşadığı kötü olaylardan kaynaklanıyordu. Ocak 2000’de Karma stüdyosunda Murat Bulut ve Demir Demirkan ile birlikte kaydettiği “Değirmenler” adlı Bülent Ortaçgil cover’ı da “Bülent Ortaçgil İçin Söylenmiş Bülent Ortaçgil Şarkıları” adlı tribute albümünde yer almıştı. Ortaçgil albümde onca sanatçı varken favori cover’ının Şebnem Ferah’ın yeniden hayat verdiği “Değirmenler” olduğunu gizlememişti.
Şebnem 2.5 yıl sonra dinleyicilerin karsısına çok büyük farklılıkla çıktı. PERDELER isimli albümü 2001 yılının …. ayında piyasaya sürüldü. Şebnem önceki albümlerinin aksine grubunu değiştirmişti. Volvox’ tan arkadaşı Buket Doran (bas gitar) ve uzun zamandır arkadaşı olan Metin Türkcan (gitar), Aykan İlkan (davul), Ozan Tügen’ le (klavye) birlikte grup havasında bir albüm yapmışlardı. Şebnem Ferah kendine ait bir grubu olmasını istiyordu. İlk iki albümün kaydettiği kişiler İskender, Demir ve Tarkan Türkiye tarafından tanınan başarılı isimlerdi. Bu kişilerin yanında kendini geliştiren Şebo artık konserlde beraber çaldığı arkadaşları Metin, Buket, Metin ve Ozan’la birlikte içinden gelerek, özümseyerek bir albüm yapmanın zevkine varmak istediğini röportajlarından belirtmişti. Bu ekibi ilerdeki albümlerinde ve konserlerinde de bir arada olmaya devam edecekti. Perdeler albümünün farklılıkları bunlarla kalmamıştı, Şebnem albümün prodüktörlüğünü üstlenmişti. Türkiye’de ilk defa bir şarkıcının klipleri VCD olarak “Perdeler” albümü ile basılmıştı. Şebo’nun o ana kadar yaptığı tüm klipleri VCD olarak dinleyicilere hediye veriliyordu. Her albümde olduğu gibi saç stilini değiştirmişti. ( sarı bir okyanusu andıran upuzun sarı dalgalı saçlar). Aslında Şebo imaj değişikliklerini albümleri için yapmadığını, albümleri çıktığı zaman zaten imajının değişmiş olduğunu, kadınların canı sıkıldıklarında saçlarını değiştirmekten hoşlandığını, değişikliklerin albüme denk gelmesinin tamamen bir tesadüf olduğunu söylüyor. Fakat ne olursa olsun bu toplum için bir imaj değişikliğiydi. Perdeler albümünün çıkış şarkısı, albüme ismini veren Perdeler şarkısı oldu. İlk klip bu şarkıya çekildi ve dünyaca ünlü Apocalyptica grubu ile yaylılar eşliğinde hazırlanan bir başka versiyonu albüme konuldu.. Metallica şarkılarını klasik müzik aletleriyle cover’lamalarıyla ünlenen Apocalyptica grubunun üyeleri birçok ortak çalışma yaptıklarını, fakat çalışmaktan en çok zevk aldıkları ortak çalışmanın “Perdeler” olduğu konusunda hemfikirlerdi. 2005’teki Rock’n Coke’a hem Apocalyptica, hem de Şebo katıldığı halde prova yapacak zamanları olmadığı için “Perdeler”i birlikte söyleyememeleri seyircileri hayal kırıklığına uğratacaktı, fakat grup üyeleri Şebo’nun çok tatlı olduğunu söyleyeceklerdi konserlerinde… Şebnem bu albümü içinden gelerek, hissettiklerini sözlere dökerek yaptığını söylüyordu. Her zaman ki gibi istediklerini şarkılarında dile getiriyordu. Albümünü yapıp yine konser vermeden kenara çekiliyordu. Yolunda gitmeyen bir şeyler vardı. Yine köşesine çekilmişti ve bu kayboluş biraz daha farklıydı. Bu sefer aşk hayatında işler yolunda gitmiyordu. Aşk üçgenindeki diğer iki isim de medyatik olduğu için bu olaylar kamuoyu tarafından da duyuldu, fakat o insanlara prim vermemek için kim olduklarını söylemek istemiyoruz.
Şebnem hayatında, yolunda gitmeyen şeyler yüzünden durulmuştu, artık yorulduğunu fark etmişti. Hayatında olup bitenleri tekrar yorumladı ve ne yapmak istediğine karar verdi..
Şebnem zamanla daha da güçlendi bırakma kararı aldığı müziğe devam etti, 6 ay eline gitar bile almadan kapandığı evinden çıkarak. Kendini en iyi anlattığı, yaparken mutlu hissettiği müziğe devam ediyordu artık. Hayatında böyle geri dönüşlerin olduğunu bilen Şebnem bomba gibi bir albümle müzik piyasasına giriş yaptı. Tarih 15 Mayıs 2003 albümün adı: Kelimeler Yetse.. Şebo bu albümünde, sert köşeleri olan, içinden gelen sesleri dinleyerek yazdığı şarkıları daha cesur söylüyordu. Bu dinleyicilerin de çok hoşuna gitmişti. Hatta Şebo dinleyicileri de, müzik duayenleri de “İyi ki sevgilisi Şebo’yu aldatmış” yorumunu yapıyorlardı. Çünkü bu şarkılar bu olaylar olmasa çıkmayacaktı. Şebo ve Grubu çıkış ve klip parçası olarak Ben Şarkımı Söylerken’i seçti. Şebo bu güzel şarkıya siyah-beyaz bir klip çekti. Bu klip o kadar tutmuştu ki, başka şarkıcılar tarafından da taklit edilmişti. Şebo’nun klipleri her zaman taklit edilmiş, her zaman başarılı olmuştu zaten. “Yağmurlar” klipi de ilk çıktığı zamanlarda taklit edildiğini, “Vazgeçtim Dünyadan”ın 1996 yılının en iyi klipi seçildiğini, “Perdeler” klipinin Türkiye’de yapılmış dünya standartlarındaki ilk klip olduğunu hatırlatırsak ne demek istediğimizi anlarsınız. Bir önceki albümünde çalıştığı grubuyla çalışmıştı bu albümünde de. Öyle bir albüm hazırlamıştı ki, bir çok müzik otoriterinden olumlu notlar aldı. Şebo kendi mutluluğunu şöyle açıklıyordu: “Doğru yolda olduğumu bilmek ve yaptığım müziğin beğenilmesi beni mutlu ediyor.” Her albümünde olduğu gibi bu albümünde de imaj olarak biraz değişiklik yapmıştı. Dalgalı siyah saçları ilk albümündeki imajına benziyordu aslında. Bu albüm üzerine birçok spekülasyon yapılmıştı. Hatta bir televizyon filmi için seslendirdiği “Ay Işığında Saklıdır”adlı parçasının albümde yer alacağı bile söylenmişti. Fanları da bunu çok istiyordu, fakat albüm çıkınca şarkıların büyüsüne kapılıp bunu unuttular. Bu albümle değişen ve fanlarını en mutlu eden durum ise Şebo’nun çok fazla konser vermesiydi. Fanta’nın düzenlediği Fanta Gençlik Festivaline katılıp Teoman, Mor ve Ötesi, Cenk ve Erdem ile birlikte Türkiye’nin 17 ilinde konser verdi. Ayrıca çok sayıda bar ve üniversite konseri düzenleyerek albümünün tanıtımını en iyi şekilde yaptı. Şebo ilk klibin ardından önce Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler şarkısına ve ardından Mayın Tarlası şarkısına klip çekti. Son albümü üzerinden bir yıl geçmesine rağmen 2004 yılında Türkiye’nin bir çok ilini kapsayan bir turneye çıkıp dinleyicileriyle buluştu. Kelimeler Yetse albümündeki sıcaklığını konserlerinde de gösteriyordu dinleyicilerine. Bu albümüyle birçok başarıya imza attı. Kral TV Video Müzik Ödülleri en İyi Bayan Rock’çı Ödülüne layık görüldü. Yaptığı müzikle ve tarzıyla, kendine kemik bir dinleyici kitlesi edinen Şebnem Ferah bu durumdan dolayı mutlu olduğunu her fırsatta dile getiriyordu. 9 yıllık solo albüm çalışmasını merdiven basamaklarına benzeten Şebnem Ferah hiçbir zaman basamakları erken çıkmaya çalışmadığını, yaptığı müziğin getirisini kabul ettiğini açık yüreklilikle bizlerle paylaşıyordu.
Şebnem Ferah’ın 5. albümü merakla beklenmeye başlamıştı. Fakat Şebnem Ferah “Kelimeler Yetse” döneminde birçok konser verdiği için yorgundu. Dört yıldır tatil yapmıyordu ve biraz değişikliğe ihtiyacı vardı. Bu kalabalık içinde yapayalnız hissetmektense dünyanın bir ucunda tek başına olmayı tercih etti ve Los Angeles’a gitti. Ne kapı çalıyordu, ne de telefon. İşte bu dönemde, o muazzam okyanus manzarasının önünde yeni şarkılar çıkmaya başladı. Şebnem Ferah artık sadece yeni şarkılarına odaklanmıştı. Albümün ismi ise birçok hayranından gelen zarflar arasında çıkmıştı. Karin Karakaşlı adlı Şebnem Ferah hayranı olan bir yazar “Can Kırıkları” adındaki kitabını yollamıştı Şebo’ya. Zarfı görür görmez kitap olduğunu anlayan Şebo, paketi açtığında “Can Kırıkları” adını görür görmez kitabın isminden çok etkilenmişti. Acı denen ve hepimizin hayatından gelen geçen bir duygunun bu kadar iyi ifade edildiğine rastlamamıştı ve o anda “Can Kırıkları” adlı bestesi kafasında çalınmaya başladı. 15-20 dakikada beste tamamen bitmişti. Ve 5 Temmuz 2005’te aynı adı taşıyan albümü piyasaya sürüldü… “Can Kırıkları” albümün ismi olmakla kalmayıp ilk klip şarkısı da olmuştu. Albüm büyük gürültü kopardı. Her derginin kapağında, posterinde, sayfalarında Şebnem Ferah vardı. Gazeteler, dergiler, web siteler, televizyonlar, radyolar Şebo’nun peşinden koşmaya başladılar. Hayranları da tüm şarkıları severek mutlu oldular.
Büyük beklentiler arasında Can Kırıkları albümü Temmuz ayında müzik marketlerdeki yerini almıştı. Albüm çıkmadan önce bundan önceki albümler gibi dinleyiciler ve medya da Nasıl bir albüm olacak konusunda farklı fikirler ortaya atılıyordu. İlk kez Bu albüm öncesinde Şebnem Ferah’ın farklı müzisyenlerle düet yaptığı haberi bir anda yayılıyor diğer gün ise albümün ismi ile iddialarla dinleyiciler şaşırtılmaya çalışıyordu.
Can Kırıkları albümü Pasaj Müzik etiketiyle piyasaya sunulmuştu. Universal müziğin Türkiye’deki şubelerini kapatması Şebnem Ferah’ı yeni albümü için yeni bir şirket arayışına yönlendirmişti. Müzik piyasasında yeni olan ama kaliteli Rock gruplarına kapılarını açan Pasaj müzik kısa zamanda Şebnem Ferah’la çalışmak için tüm fedakârlıkları yapmışlardı. Öyle ki uzun zamandan beri müzikal çalışmalarından uzak duran Tarkan Gözübüyük, Mor ve Ötesi Grubunun Dünya Yalan Söylüyor albümünün prodüktörlüğü yaptıktan sonra Şebnem Ferah’ın son albümü Can Kırıkları’nında prodüktörlüğü yapmak için kolları sıvamıştı. Şebnem Ferah dinleyicilerin beklentisini karşılamak için uzunca bir çalışma evresinden sonra Can Kırıkları albümünü kaydetmek için belirledikleri stüdyo çalışma süresini uzun tutmalarının albümün başarısından önemli olduğu ve albümü kayıtlarken yardım aldığı, fikirlerine danıştığı arkadaşlarının katkısının çok fazla olduğunu verdiği röportajlarından dile getirmişti.
Albümün genelinde baktığımızda her albümde olduğu gibi içinde derin anlam barındıran sözlerin daha sert bir müzikle birleştiği kolayca anlaşılıyordu. Soundun daha sert ve hızlı olması belki de diğer albümlerle en belirgin fark olarak nitelendirilebilirdi. Çıkış videosu olarak Albüme ismini veren Can Kırıkları adlı parçaya klip çekilmişti. Şebnem Ferah zaman kaybetmeden hemen konser turnesine çıkmış, albümün tanıtımını bu konserlerde yapmaya başlamıştı. Bununla birlikte yazılı ve görsel basında Şebnem Ferah’ı görmek, dinlemek, röportajlarını okumak eskiye oranla daha sık karışılabilen bir durum haline gelmişti. Beklentileri karşılayan bir albüm olan Can Kırıkları albümü dinleyicilerin beklentileri karşılarken sadece albüm videoları konusunda Şebnem Ferah’ın röportajlarından dile getirdiği 4 yada 5 şarkıma klip çekme istediği sadece 2 şarkıda kalmıştı. Belki de bu beklentilerin boşa çıkmasındaki en önemli sebep ise Hoşça Kal adlı şarkıya çekilen klibin yayınlanması ve klip şirketi ile pasaj müzik arasında ortaya çıkan sorunların neden olduğu söylenebilir.
Şebnem Ferah Can Kırıkları albümünden sonra 2 kez Türkiye’nin tüm bölgelerini kapsayan turnelerin dışından Üniversite konserlerinde de sahne aldıktan sonra, çok fazla ses getiren Senfonik konser ve Unplugged konserde düzenleme başarısını göstermiştir. 10 Mart Senfonik Konseri DVD Albüm olarak piyasaya süren Şebnem Ferah, bundan önce Bulutsuzluk Özlemi ve Duman gruplarında aralarında bulunduğu Dvd albüm kayıtları arasından en fazla ses getiren albüm olarak, müzik piyasasından farklı bir yere sahip oldu.




















